5 Aralık 2011 Pazartesi

Şartlandırılmış hayatlar

Dersten sonra eve geldim akşam yemeğinden önce her hafta olduğu gibi bu haftada ev halkına derste neler konuştuk onlardan bahsetmek üzere sözüme başladım. Pavlovun köpeği... zil çaldı... pavlovun köpeğinin salyaları... telefon çaldı... salyalardan sindirim sistemi ile ilgili bir deney yapmak için faydalanıyorlarmış... annem odadan çıktı. sonra zil çalıp et vermişler, babam odadan gitti, zili 75 tınılık çalınca ya da 50 -100 lük çalınca bişey farketmemiş... Ersan geldi.. o zaman baştan başlayım; Pavluvun köpeği... babam geldi.. sonra annem. Tamam herkes burada olduğuna göre tekrar en baştan başlıyorum lütfen artık dinleyin...

Babam güldü ve bana dedi ki sen de pavlovun köpeği gibisin kendini anlatmaya şartlandırmışsın... Evet gerçekten de her hafta yaptığım gibi bu hafta da anlatmak istedim ama pek çok sebepten dolayı konu bölündü, gelenler gidenler konu havada kaldı ve ben azimle herkesin dinlemesi için tekrar tekrar baştan başlayarak anlatmaya çalışıyordum =)

Günlük hayatımızda şartlı refleks haline getirdiğimiz davranışlarımız çok mu az ???  




1 yorum:

  1. Özgecim aynı durumu paylaşıyorum seninle. Lab'a gider gitmez başlıyorum anlatmaya öğrendiklerimi. Ama artık herkes isyanlarda. Bunların ne işe yarayacağını soranlar mı dersin abarttığımı ve kuramları koşulsuz kabullendiğimi düşünenler mi dersin... hehehe!!! diyorum herkes bu dersi alacak nasıl olsa..o zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız...bırakıyorum artık anlatmayı bunları önemsemeyenlere...
    oysa paylaşmaktan ne kadar çok zevk alıyordum...

    YanıtlaSil