Bu dersin sonunda ''Teşekkürler Erikson'' diye bir tepki verdim,ders notlarını bir kez daha okuduğumda eriksonun kuramının bende uyandırdığı düşünceler yine değişmedi. Tüm gelişim evrelerini krizler olarak ifade etmişti. Atlatabildiğimizde mutlu olumlu bir kişilik geliştirmeye devam ediyorduk, atlatamadığımızda ise bu temelde var olan bir sorun olarak bizi takip ediyordu ta ki çözüleceği güne gelene kadar. Erikson bu sorunların benliğimizde yarattığı problemlerden, eksikliklerden asla umutsuz değildi bunları bir gün aşabilirdik bu kuramın en güzel yanı da bu sanırım, çok mutsuz bir hayat geçirdik olumsuzluklarla da dolu olsa yaşlılığımızda hasta ihtiyar ölümü beklerken bir kaç güzel söz ile olumlu şeyler düşünebileceğimize ve tamamen değişebileceğimize inanmıştı :) ergenliğini problemsiz, sakin ve mutlu atlatan bir birey olarak genç yetişkin evremdeyim, ve ilerde yaşlılık evremde babamın bir kopyası olacağıma eminim. Babam emekli öğrtemen. emekli olduğu ilk günden beri bugün ne iş yapıcam, çok sıkıldım, çok mutsuzum... gibi olumsuz tek bir kelime bile duymadım kendisinden o her zaman üretkendi ve emekliliğinden sonra da üretmeye devam etti. Kendisini ve çevresindekileri mutlu edicek işler yaptı. Bir işi yapıp bitirmek için değil de sanki keyif almak için adeta bir hobi gibi yapıyor. Evet evet yaşlılığımda da babam gibi olmak istiyorum. Erikson için de ideal tüm kriz evrelerini başarılıkla atlatmış bir örnek birey...